İlaç Sektöründe Yakın Gelecekte Öne Çıkacak Üç Yeni İş Modeli!

KPMG’nin ilaç sektörünün 2030 yolculuğunu mercek altına aldığı ‘Pharma 2030’ raporunda, sektörde yakın gelecekte üç yeni iş modelinin ön plana çıkacağı öngörüsü yer alıyor. Detaylar haberimizde..

KPMG’nin ilaç sektörünün 2030 yolculuğunu mercek altına aldığı ‘Pharma 2030’ raporunda, sektörde yakın gelecekte üç yeni iş modelinin ön plana çıkacağı öngörüsü yer alıyor. 

Günümüzde öncü şirketler, nüfuzlarını ve kazançlarını ancak detaylı bir örgütsel dönüşüm yoluyla sürdürebiliyor. Bu da geleceğin endüstrisinde öne çıkacağına inanılan üç iş modelini kimin inşa edeceğinin, nasıl oyuna dahil olunacağının yeniden düşünülmesi anlamına geliyor. Rapora göre aktif portföy şirketleri, sanal değer zincir düzenleyicileri ve niş uzmanları, ilaç sektörünün geleceği için büyük önem taşıyor

KPMG tarafından hazırlanan ‘Pharma 2030’ raporunda, ilaç sektöründe faaliyet gösteren firmaların, yıkıcı etkilerle baş edebilmeleri için benimsemeleri gereken yeni iş modellerinin listeleri sıralandı. Rapora göre bu yeni iş modelleri şöyle:

  • Aktif portföy şirketi: Aktif portföy şirketleri tipik olarak kendi portföyleri içerisinde, birkaç terapötik alanda faaliyet gösteriyor. Örneğin; ilaç teknolojisi, genetik ve immünoterapi alanında faaliyet gösterenler sürekli olarak yeni tedavi yöntemleri ararken, aynı zamanda karma ürünleri ihtiyaca bağlı olarak yeniden değerlendirir. İlaç sektöründe aktif yaşam döngüsü yönetimi, patent koruması altındaki ‘blockbuster’ ilaçların sayısı azalmaya devam ettikçe daha kritik hale geliyor.
  • Sanal değer zinciri düzenleyicisi: ‘Sanal değer’ sunan şirketler; tedaviler, hastalar ve araştırmalar hakkında büyük miktarda veri sahibi işletmeler. Veriler, geçmişte neredeyse sadece belli başlı ilaç şirketlerinin elindeydi, ancak günümüzde bu durum da hızla değişiyor. Sanal değer zinciri düzenleyicileri, doktorlara kişiye özel bakım sağlama konusunda destek verebilir ve hatta ilaç şirketlerine sonuca dayalı ödeme alma olanağı sağlayabilir.
  • Niş uzmanı: Küçük ölçekli olma eğilimindeki bu şirketler tek bir alana veya hastalığa odaklanıyor, önlemeden tedaviye kadar hastanın tüm yolculuğunu ele alıyor.

KPMG Türkiye’den İlaç ve Sağlık Sektör Lideri Hakan Orhan rapora ilişkin değerlendirmesinde, “En uygun iş modelini benimseyen ve yıkıcı etkilerle baş edebilen şirketler, hastalara gerçek değer sunmak ve dolayısıyla başarıya ulaşmak konusunda en büyük avantaja sahip olacaklar.” diyor.

‘Pharma 2030’ raporu hakkında daha detaylı bilgiye ve raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.

Yazar Emine Ertaş Hakkında
Sinop Üniversitesi İstatistik Bölümü mezunu Emine Ertaş, İstanbul Ticaret Üniversitesi Endüstri Mühendisliği'nde "Geri dönüşüm ekonomisi" üzerine tezli yüksek lisans yaptı. Ocak 2014 ile Ocak 2020 tarihleri arasında Girişim Haber'de Baş Editörlük yapan Ertaş, aldığı iş hayatına akademisyen olarak devam etme kararı ile Şubat 2020 itibairyle Beykent Üniversitesi Lojistik Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalışıyor.

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Yükleniyor