Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Hizmetlerimiz  |  Arşiv  |  Bulut  |  Bülten  |  Reklam ?  |  İletişim                 
 Girişim Haber
Fırtına Ortasında Kalmış Firmalar Sağ Salim Nasıl Kurtulur?

Kârların azaldığı ve ayakta kalmanın zorlaştığı günümüzde piyasalar sert fırtınaların estiği açık denizi andırıyor. Firmalarımız da bu açık denizde fırtınaya yakalanmış gemilere..

Yapılması gereken ilk şey firmalarımızın bu fırtınadan sağ salim çıkartmanın yolunu bulmak. Firmalarımızın dünya piyasalarında elini güçlendirici argümanlara acil ihtiyacı var.

Satışların arttığı ama kârlılık rasyolarında düşüşler olmasının temel sebebi rakiplerin çoğalması ve hatta dünyanın neredeyse tümden rakibimiz haline gelmiş olmasıdır.

Olan Şey Ülkelerin İktisadi Köleleşmesi

İlerlemiş ülkelerin silikon vadileri harıl harıl çalışıyor. Önemli miktarda yatırım yapılan bir sektör var karşımızda: yeni bilginin üretim merkezleri..

Gün geçmiyor ki her sektörde şaşırtıcı derecede farklılık arz eden bir ürün çıkmasın karşımıza. Bilindiği gibi dünya ticaretinin üçte biri son beş yılda üretilen ürünlerden gelmektedir. Beş yıl sonra ise üçte ikisinin son beş yılda üretilen ürünlerden geleceği tahmin edilmektedir.

Firmalarımızın yarına yönelik durumları açısından sarı alarmı geçtik; kırmızı alarm durumundayız. Alınacak tedbirlerin “konuşmaları” aşıp eylem planlarına dönüşmesi şart.

Ürün değil değer satışına doğru yol almamız gerektiğini söyleyip duruyoruz. Ama buna geçmeden önce firmanın değerli sayılması gerekmektedir.

Bir firmanın değerli sayılabilmesi için bazı şartlar gerekiyor:

  • Geniş kitlelere hitap etmek,
  • İstikrarlı olması. Uzun süre piyasada olmuş olması,
  • Liderlik. Piyasada bilinen bir isminin olması,
  • Kâr trendi. Kârlıysanız değeriniz artıyor demektir,
  • Yaygınlık. Geniş bir çevreye hitap etmek.

Firmalarımızın fırtınadan kurtulması için sorulacak kritik soru şudur:

Markanızın müşteriler ve diğer gruplar tarafından algılanan kişiliği nedir? Müşteri tarafından tam olarak hangi yönünüz algılanmakta?

Müşteri için her şey olamazsınız. Müşterinin aklında bir şey ile kalmak durumundasınız.
Nestle bunun için, müşteri analizi yaptı ve müşterinin üründe ne bulduğunu anlamaya çalıştı. Çıkan sonuçlardan ayrıca müşterinin 4 beklentisi gözlemlendi:

  • Sağlıkla daha fazla ilgilenilmeli,
  • İçime hazır bir pazar büyüyor,
  • Sıcaktan soğuğa kayış var,
  • Egzotik tatlara talep büyüyor.

Firma, müşterinin beklentilerine yönelik yatırımlara devam ediyor.

Müşterilerin firmalara sorduğu en önemli sorular şunlardır;

  • Bana ne satmaya çalışıyorsun?
  • Kaç para?
  • Ne işime yarayacak?
  • Neden sana inanayım?

Bu soruları tatmin edecek şekilde cevaplamaya hemen başlasanız iyi olur..

Şirketlerin müşterilerine hatırlanmaya değer olgular organize etmek zorunda oldukları bir deneyim ekonomisi denilen yeni bir çağın eşiğindeyiz. Bundan böyle ne kadar bireyselleştirilseler de sadece ürün ve hizmetleri şaha kaldırmaya çalışmak yeterli olmayacaktır. Deneyim ekonomisine erken girişi yapan ilk örnekler arasında Starbucks Kahve dükkânları geliyor.

Gelecekte deneyim ekonomisinin dönüş seyrine uygun argüman üretmeyenlerin rekabeten geride kalacağı kesin.

Deneyim ekonomisinin dinamikleri, hikâyeler ve heyecanlar olacak. Hızlı bir şekilde gelecek enstitüleri kurulacak. (Sayıları gittikçe artıyor)

Bir filozofun dediği gibi hikâyen yoksa yoksun!

Hikaye nedir: Değer ifadeleridir..Kim olduğumuz ve de dünyadaki yerimizle ilgilidirler.(aynı zamanda küçük hikayelerde olabilir)

  • Hikâyeler bizlerin tarihten beri tamamlayıcılarımız olmuştur. Hem maddi ve hem de manevi bir dünyada yaşamak istiyoruz. Bizler efsanelere inanmak istiyoruz.
  • Tarihte insanların hikâyeleri değiştirme imkânları yoktu. Hangi sosyal çevreden geliyorsa o çevreye aitti ve bu kıyafetiyle veya çevresiyle belliydi. Bugün hikâyeler bir geleneğe bağlı değil. Aldığımız ürünlerden, tatil anlayışımızla, oturduğumuz konutla bindiğimiz araç vesilesiyle herhangi bir hikâyeyi anlatabiliriz.
  • Bilgi toplumunda bir dağa tırmanmak rasyonel değildir.Fakat hayal toplumunda,insanlar hikayeleri olması için bunu yapmaktalar..
  • Turizmde başarılı mekânlar hikâye pazarlamaktalar. Bazı firmalar egzotik bölgelere geziler düzenleyip katılanları aktör haline getirerek oyunlar düzenliyorlar. İnsanlara deneyim yaşatıyorlar.
  • Camel Tropi bir hikâye ve macera satmaktadır. Hem de sigara dışında birçok ürünle. Ve yaptığı aktiviteler ana ürünün satışına ciddi katkı sağlamaktadır.

Firmalarımızın fırtınadan sağ salim çıkabilmesi için ilk odak noktası “ne kadar ucuz” olduğunuz değil “ne kadar özel” olduğunuz olmalıdır.

Amaç markanın ayırt edici kalitesini sunmaktır:

  • Marka konumu rakiplere göre bir avantaj sunmalıdır. Bir üstünlük noktası belirtmelidir.
  • Bir marka olarak alternatifler oluşturmalısınız. Mesela: sürekli bir etkinlik bulmalı ve yapmalısınız.
  • Müşteri için kolay kullanım programları oluşturmalı ve doğrudan müşteriyle yakın teması hiç kopartmamalısınız. Ayrıca direkt müşterinin sizle bağlantıya geçmesini sağlamak için tanıtım günleri, ürün şovları ve etkinlik dükkânları kullanmalısınız.

Güçlü bir firma yaratmak için 10 öneri:

  • Kimliğiniz olsun (çekirdek mesaj)
  • Marka kimliğinizi tanımlayın, imaj nasıl algılandığınızdır.
  • Firmanıza bir değer önermesi oluşturun. ( fonksiyonel faydaların yanında duygusal ve kendini ifade faydaları da oluşturun)
  • Uygulama programları hazırlayın. (Müşteri için uzun ömürlü programlar yapın)
  • Zaman içinde tutarlılığınızı koruyun,
  • Gelecek stratejiniz olsun, (diğer rakiplerin stratejilerini tanıyın)
  • Firmanız diğerlerine göre bir avantaj sunsun,
  • Marka değerinizi arttırmaya çalışın,
  • Sosyal sorumluluğa önem verin,
  • Markalaşmaya yatırım yapın.

Firmalarımızın fırtınadan sağ salim çıkabilmesi için stratejik atılım modeli:

  • Yeni müşteriler ve kesimler bulmak,
  • Yeni satış stratejileri bulmak,
  • Yeni fiyatlandırma ve finansman çözümleri bulmak,
  • Yeni ürün özellikleri bulmak.

Firmalarımızın fırtınadan sağ salim çıkabilmesi için ayrıca; stratejik mimariye ihtiyacı var; stratejik mimari: gelecekteki mevcut kaynaklara erişim felsefesini tanımlar. İşletmeye geleceğe giden yolu gösterir.

Burada misyon, yola çıkmada, gerekli duygusal ve zihinsel enerjinin sağlanmasını sağlar. Misyon stratejik mimarinin özüdür ve ona yön verir.

Stratejik mimari bir firma için geleceğe ilişkin rekabet edebilecek özgül ve somut bir görüşü içerir. Çalışanları özendirir, heyecanlandırır, tahrik eder.

Yani işletmenin stratejik mimarisi ve misyonu, potansiyel değişikliklerin, rakiplerin davranışları ve amaçlarını, müşteri istek ve gereksinimleri hakkında sürekli analiz ve tutkunun ifadesidir.

Böylece geleceğin bugüne yansıtılması amaçlanır.

Bu içeriği 21.951 kişi okudu. Bizi takibe alın, yeni haber ve içeriklerimizi kaçırmayın; 
Kategori: Girişimci Rehberi
Yazar Salih Keskin Hakkında

Salih Keskin, kreatif düşünce modellerinin üretimi ve inovasyon üzerine iş dünyasında, üniversitelerde ve sivil toplum örgütlerinde eğitimler vermekte, danışmanlık ve araştırmalar yapmaktadır. Halen İstanbul Kültür Üniversitesinde Öğretim Üyeliğine devam etmekte olan yazar aynı zamanda inovasyon konusunda kitaplar ve makaleler yazıyor. Yazar kaleme aldığı inovasyon odaklı yazılarıyla artık Girişim Haber okurlarının da ekranında.

HGS Akademi Eğitim & Danışmanlık

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Loading
     
Bizi takip edin; yeni haber ve paylaşımlarımızı kaçırmayın, rakiplerinizden bir adım önde olun;
Twitter Profilimiz
Facebook Sayfamız
Linkedin Profilimiz
E-Bülten Aboneliği
RSS Kaynağımız