Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Hizmetlerimiz  |  Arşiv  |  Bulut  |  Bülten  |  Reklam ?  |  İletişim                 
 Girişim Haber
Küresel Sağlık Harcamaları Her Yıl %5,4 Oranında Artacak!

Deloitte tarafından yayınlanan ‘2019 Küresel Sağlığa Bakış: Geleceği Şekillendirmek’ konulu global sağlık sektörü araştırma raporu yayınlandı. Rapora göre; 2018-2022 yılları arasında küresel sağlık harcamalarının yıllık bazda %5,4 oranında artması öngörülüyor. Bu oran, 2013-2017 yılları arasındaki %2,9’luk yıllık artış oranına kıyasla ciddi bir yükselişe işaret ediyor. Yaşlanan ve artan nüfus, daha da yaygınlaşan kronik hastalıklar, yenilikçi fakat maliyeti yüksek dijital teknolojiler sağlık taleplerini ve harcamalarını yükseltiyor.

Sağlık hizmetleri sunucuları, sağlık hizmet politikalarını üreten ve uygulayan hükümetler, sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyan hastalar vb. tarafların oluşturduğu sağlık hizmetleri paydaşları çeşitli klinik, operasyonel ve finansal zorluklarla mücadele etmeye devam ediyorlar. Son yıllarda giderek artan hızda gelişen dijital teknolojiler ile oluşan yeni iş ve hizmet dağıtım modellerinin; mevcut problemleri çözerek, gelecekte daha kolay ulaşılabilen, düşük maliyetli, yüksek kaliteli sürdürülebilir sağlık hizmetlerinin sağlanmasına yardımcı olacağı öngörülüyor.

Rapora Göre Küresel Sağlık Hizmetlerinde Öne Çıkan Eğilimler

  • Değişken bir sağlık ekonomisinde finansal sürdürülebilirlik yaratmak: Kişiselleştirilmiş tıbbın, teknolojik gelişmelerin, acımasız ve zorlu rakiplerin, genişleyen dağıtım alanlarının ve yenilenen ödeme modellerinin ortaya çıkması, küresel sağlık ekonomisi üzerinde belirsizlik yaratırken kuruluşların hayatta kalma mücadelesi üzerindeki baskıyı da artırıyor. Yeni iş, sağlık hizmetleri ve risk modellerini benimseyen sağlık hizmet sunucuları; güçlü piyasa katılımcılarının yıkıcı potansiyelini dengeleyebilecek ve ekonomik sağlık hizmetleri çözümlerinin yeni ekosisteminde lider olarak ortaya çıkabilecekler.
  • Erişimi ve karşılanabilirliği artırmak için yeni sağlık hizmetleri modellerini kullanmak: Yaşlanan nüfusun artışı ve bulaşıcı olmamakla birlikte çok yaygın görülen hastalıkların (kalp, kanser, şeker) yükselişi, sağlık hizmet sektörünü kısa vadede hastalıkları iyileştirmekten ziyade, uzun vadede hastalıkları önlemeye, yönetmeye ve iyi yaşamı ön plana çıkarmaya teşvik ediyor. Sağlık hizmetleri sistemlerinin; maliyetleri düşürecek, kaliteyi artıracak, erişimi ve satın alma kabiliyetini artırabilecek değişimi hesaba katması ve bu doğrultuda yeni iş, bakım sağlama (örneğin yaşlı insanların beklenti ve ihtiyaçlarına hitap edecek özel bakım ve sağlık hizmetleri) ve risk modelleri geliştirmesi gerekecek.
  • Hastaların ve tüketicilerin değişen ihtiyaç, talep ve beklentilerine uyum sağlamak: Hastaların, hasta yakınlarının ve çeşitli sağlık hizmetleri talep eden ve/veya talep etme potansiyeli olan tüketicilerin ‘giyilebilir izleme ve fitness cihazları’ gibi dijital sağlık teknolojilerini nasıl kullanmak istediklerini, bu konulardaki ihtiyaç ve beklentilerini iyi anlayan ve buna göre hareket eden kuruluşlar, kişilerin bilinçli sağlık kararları vermelerine yardımcı olacak ve hasta katılımı stratejileri geliştirebilecekler.
  • Dijital yenilik ve dönüşüme yatırım yapmak: Blockchain, bulut tabanlı bilgi işlem, sanal sağlık, yapay zeka ve robotik, dijital gerçeklik, Tıbbi Nesnelerin İnterneti (IoMT) vb. dijital yenilikler, sağlık hizmetlerinin daha etkin ve ulaşılabilir olmasını sağlayarak geleceğin şekillenmesine katkı sağlayacak. Diğer yandan, bu yeniliklerin benimsenmesi, geleneksel sağlık hizmetleri organizasyonlarının ötesine geçen vizyon ve yeteneklere sahip olmayı da zorunlu kılmakta. Sağlık hizmetleri alanındaki liderlerin, yenilikçi oyuncuları ve bilgi kaynaklarını kucaklayan bir ekosistem kurmaları gerekmekte.
  • Mevzuata uygunluk ve siber güvenliğin sürdürülmesi: Sağlık hizmetlerinin giderek dijitalleşmesi ve bağlı bir sağlık hizmeti ortamında daha düzenli hale gelmesi beklenmekte. Bazı düzenleyici kuralların endişe kaynağı olmasına rağmen - siber güvenlik şu anda listede zirvede yer alıyor - kurumların sistemlerini ve kişiye özel hassas verilerini siber tehditlerden korumak için sistematik, proaktif, iyi planlanmış ve iş birliğine dayalı bir yaklaşım benimsemeleri önem arzetmekte.
  • Üst düzey yeteneklerin işe alınması, geliştirilmesi ve elde tutulması: Yaşlanan bir iş gücü, sağlık hizmetlerine olan talebin devamlı artması ve hekim çalışma saatlerinin azalması hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ekonomilerde kalifiye personel yetersizliği yaratmakta. Teknolojiyle donatılmış fırsatlar konusunda söz sahibi olan sağlık hizmet sektörü liderleri, bir yandan kısa vadeli yetkin ve uzman insan kaynağı eksikliklerini çözerken; bir yandan da sürdürülebilir gelecek için yetkin ve yetişmiş beyinlere, sağlık bilim insanlarına ve bu değerli beyinleri yetiştiren sağlık eğitim kurumlarına da yatırım yapmayı başarabilirlerse sağlık hizmet sektörünün çok sağlıklı ve parlak bir geleceği olacak.

Deloitte Türkiye Ortağı, Sağlık ve İlaç Endüstrisi Lideri Güler Hülya Yılmaz, rapor sonuçları ile ilgili yaptığı değerlendirmede: ”Sağlık hizmetleri alanında tüm paydaşlar dikkate alınarak gözlenen küresel eğilimler; sektörü, hastalıkları iyileştirmekten öte, sürdürülebilir sağlıklı yaşam tarzlarına, önleyici/tedbir alıcı yaklaşımlara ve erken teşhise odaklanmaya yönlendiriyor. Bugünün sağlık hizmet sektörünün geleceğe uyum sağlayabilmesi gelişen dijital teknolojilere uyumu, değişen hasta (ve hasta yakınları) ihtiyaç ve beklentilerini karşılayabilmeyi, hatta ihtiyaç ve beklentileri önceden tahmin edebilmeyi, yeni iş modellerini benimseyebilmeyi ve farklı sektörlerle (elektronik, kimya, endüstri mühendisliği vb.) ve farklı uzmanlık alanları (psikoloji, sosyoloji, hukuk vb.) ile de işbirliği yapabilmeyi ve bu işbirliğinden sinerji yaratabilmeyi gerektiriyor. Ancak, teknik ve teknoloji hızla ilerlerken sağlık hizmetleri alanında daha da önemli olan etik değerlerin gerilememesi. Sağlık hizmetlerinin geleceğini şekillendirecek fırsatları değerlendirmek tüm tarafların yeniliğe ve yaratıcılığa açık olarak karşılıklı güven, işbirliği, ortaklık ve yatırım anlayışı geliştirebilmeleriyle mümkün olacak” dedi.

Haberimizi sağlık sektöründe faaliyet gösteren okurlarımız başta olmak üzere tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.

Yazar Emine Cin Hakkında

Sinop Üniversitesi İstatistik mezunu Emine Cin, İstanbul Ticaret Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünde "Geri dönüşüm ekonomisi" üzerine tezli yüksek lisans yaptı. Ağustos 2013'ten beri bilişim sektöründe Analistlik yapan yazar; Ocak 2014'den beri Girişim Haber'de Baş Editörlük yapıyor. Yazarın ilgi alanları; girişimcilik ekosistemi, dijital ekonomi, istatistiksel algoritmalar, veri analizi, geri dönüşüm ve geri dönüşüm ekonomisi.

HGS Akademi Eğitim & Danışmanlık

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Loading
     
Bizi takip edin; yeni haber ve paylaşımlarımızı kaçırmayın, rakiplerinizden bir adım önde olun;
Twitter Profilimiz
Facebook Sayfamız
Linkedin Profilimiz
E-Bülten Aboneliği
RSS Kaynağımız