Lojistik Sektörünün Geleceği ‘Blok Zinciri’ Teknolojisinde!

KPMG’nin küresel lojistik sektöründeki gelişmeleri ve trendleri ele aldığı son ‘Transport Tracker’ raporunda, blok zinciri teknolojisinin lojistik firmalarının gelecek dönemde karlılıklarını artırmalarına büyük katkı sağlayabileceği vurgulandı. Detaylar haberimizde..

KPMG’nin küresel lojistik sektöründeki gelişmeleri ve trendleri ele aldığı son ‘Transport Tracker’ raporunda, blok zinciri teknolojisinin lojistik firmalarının gelecek dönemde karlılıklarını artırmalarına büyük katkı sağlayabileceği vurgulandı.

Blok zinciri, dijitalleşme alanında finans ve ticaret gibi sektörlerin gerisinde kaldığı belirtilen lojistik sektörüne kalıcı çözümler sunuyor. Raporda blok zinciri teknolojisini baz alan süreç optimizasyonu ve inovasyonun, sadece paydaşlar arasındaki faaliyetleri kolaylaştırmakla kalmayacağı, aynı zamanda yeni iş modellerine kapı açarak şeffaf bir tedarik zincirini de beraberinde getireceği kaydediliyor.

Akıllı Kontratlar ve Takip Teknolojisi

Raporda lojistik sektörünün blok zinciri teknolojisinde 2 şekilde faydalanabileceği belirtiliyor. Bunlardan ilki, bürokratik süreçlerin karmaşıklığını ve maliyetini azaltabilecek olan ‘akıllı kontratlar’, diğeri ise ‘takip ve izleme teknolojisi’.

Raporu değerlendiren KPMG Türkiye Taşımacılık Sektör Lideri Yavuz Öner, blok zinciri teknolojisinin, nakliye şirketleri ve depolama birimlerindeki konteyner ve kargolarla nihai tüketiciler arasında iletişim sağlayacağının altını çizdi. Öner, “Blok zinciri temelli kargo takibi, tüm tedarik zinciri sürecindeki işlemleri kaydederek değiştirilemez bir veri tabanı oluştururken, bu bilgileri ilgili tüm şirketlerle eş zamanlı olarak paylaşma imkanı sunacak” diye konuştu.

Günümüzde lojistik sektörünün yapısı gereği, tek bir yüklemenin yapılması için çok sayıda şirket ve işlem gerekiyor. Sadece bir yüklemede 30 farklı şirket arasında 200’ün üzerinde etkileşim gözlenebiliyor.

Otomasyon Olmazsa Olmaz

Raporda lojistik sektörünün, günümüzde özellikle otomasyon uygulamaları konusunda kapsamlı bir değişime ihtiyacı olduğu da vurgulanıyor.

Öner, lojistik sektörüne fayda sağlayabilecek çok sayıda teknolojik gelişme bulunduğunu, ancak bunların sektörde standart hale gelebilmesi için bir temel atılması gerektiğini kaydetti.

Öner, “Lojistikte entegre bir otomasyon teknolojisi oluşturulması için en önemli etken yapay zeka. Bu konudaki temel tartışma, insanların yerini alabilecek dijital işgücüne yani robotlara odaklanıyor. Bunu ‘süper yapay zeka’ olarak adlandırabiliriz. Süper yapay zeka, bir alandaki belirli görevleri veya bilgiyi üstlenerek başka bir alana transfer edebilir. Ancak günümüzde şimdilik ‘işlevsel yapay zeka’ ile karşı karşıyayız. Buna otomobilleri örnek gösterebiliriz” dedi.

Anahtar Veri Analizinde

Öner, lojistik sektöründe yeterince değerlendirilmeyen bir diğer bir konunun da, tedarik zincirinin ürettiği büyük hacimli veriler olduğunu dile getirdi. Öner, “Ortaya çıkan bu veri oldukça değerli, bu verileri doğru kullanmak lojistik firmalarının geleceğini belirleyebilir. Yapay zeka bu noktada önemli bir rol oynayacak” ifadelerini kullandı.

Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.

Yazar Emine Ertaş Hakkında
Sinop Üniversitesi İstatistik Bölümü mezunu Emine Ertaş, İstanbul Ticaret Üniversitesi Endüstri Mühendisliği'nde "Geri dönüşüm ekonomisi" üzerine tezli yüksek lisans yaptı. Ocak 2014 ile Ocak 2020 tarihleri arasında Girişim Haber'de Baş Editörlük yapan Ertaş, aldığı iş hayatına akademisyen olarak devam etme kararı ile Şubat 2020 itibairyle Beykent Üniversitesi Lojistik Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalışıyor.

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Yükleniyor