Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Hizmetlerimiz  |  Arşiv  |  Bulut  |  Bülten  |  Reklam ?  |  İletişim                 
 Girişim Haber
İSO: "Tüm Reform Paketleri Ekonomiye Işık Tutacak"

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, İstanbul Sanayi Odası Ağustos Ayı Meclis Toplantısına Katıldı. Toplantıda İstanbul ve Türkiye için Neler Yapılabileceği Konuşuldu. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, “Yeni ekonomi hikayemizde, teknolojinin ağırlığının daha yüksek olduğu bir üretim ve ihracat kompozisyonu oluşturmak zorundayız” dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü'nünde katıldığı toplantıda, İstanbul ve Türkiye için Neler Yapılabileceği ile Ar-Ge ve Üretim Reform Paketleri hakkında konuşuldu.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, yeni üretim alanları ve sanayi parselleri oluşturacaklarını belirterek, "Sanayicinin lojistik açıdan uygun yerlerde ve uygun şartlarda sanayi parseli bulmasını sağlayacağız. Sanayi parsellerinin gayrimenkul sektörünün elinde bir yatırım aracı olarak görülmesine son vereceğiz. Sanayi parseli olan üretim yapacak, üretim yapmıyorsa, o parseli elinde tutamayacak." dedi.

Özlü, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin "Türkiye İçin Ekonomide Yeni Bir Başarı Hikayesi Planlanırken Sanayimizin Geleceği ve Üstleneceği Rol" ana gündemiyle gerçekleşen aylık olağan toplantısında, bugün sanayicilerin de hükümetin de gündeminin ortak olduğunu, bunun da "nitelikli üretim" olduğunu vurgulayan Özlü, otomotiv, makine ve metal gibi klasik diyebilecekleri sektörlerin rekabet gücünü artırmak için yeni teknoloji ve tasarımlar geliştirilmesi, markalar oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Özlü, enerji, sağlık, havacılık, uzay, otomotiv, raylı sistemler, bilişim ve savunma gibi öncelikli sektörlerdeki teknoloji-yoğun yatırımları artırmaları gerektiğine işaret ederek, "Bunları yaparken, geleceğe yön verecek sektörlere, yeni sanayi devrimine de şimdiden hazırlıklı olmalıyız." şeklinde konuştu.

Hükümet olarak, özel sektörün atılım yapması ve rekabet gücünü artırması için ne gerekiyorsa yaptıklarını ve yapacaklarının altını çizen Özlü, "Son iki ay içinde TBMM gündeminde ele aldığımız konulara bakmanız dahi, hükümetimizin bu konudaki kararlılığını görmek için yeterlidir." değerlendirmesinde bulundu.

Özlü, son yıllarda ülkedeki Ar-Ge harcamalarının ciddi şekilde arttığını anlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu konuda gerçekten de iyi bir ivme yakaladık. 2014 yılında, tarihimizde ilk defa, Ar-Ge harcamalarının milli gelirimize oranı yüzde 1'i geçti. Bu artışta, özel sektöre verdiğimiz desteklerin önemli bir rolü bulunuyor. Şu anda ülkemizde, bir girişimci adayından tutun da en büyük holdinge kadar, Ar-Ge ve yenilikle ilgili her çalışmaya sağlanan ciddi destekler mevcut. Elbette bu alan çok dinamik bir alan. Bu nedenle, desteklerimizi sürekli güncelliyoruz. Ar-Ge ve yenilik ekosistemini sürekli güçlendiriyoruz. Ar-Ge Reform Paketini bu amaçla hayata geçirdik. Ar-Ge Reform Paketiyle hayata geçen yasal düzenlemelerin ikincil mevzuatını da geçtiğimiz günlerde yayınladık. Bugün sabah gerçekleştirdiğimiz bir organizasyonda, bu paketin ve ilgili yönetmeliklerin neler getirdiğini ilgili taraflarla bir kere daha paylaştık. Bundan sonra da daha nitelikli üretim yapılmasını sağlayacak çalışmalarımız devam edecek. Sınai Mülkiyet Kanun Tasarımız, komisyondan geçti, kanun şu anda bizde. İnşallah ekim veya kasım ayında mecliste yasalaşacak."

Şehir İçinde Kalmış Sanayi Siteleri Daha Uygun Yerlere Taşınacak

Özlü, şu anda Üretim Reform Paketi'nin hazırlık çalışmalarına devam ettiklerini, dün gece taslağı tamamladıklarını ve yakında görüşlere açacaklarını söyledi. Bu paketle üretimin ve üretenin önündeki birçok engeli daha kaldıracaklarını vurgulayan Özlü, bu paket kapsamında yeni üretim alanları ve sanayi parselleri oluşturacaklarını kaydetti.

Özlü, sanayicinin lojistik açıdan uygun yerlerde ve uygun şartlarda sanayi parseli bulmasını sağlayacaklarına işaret ederek, "Sanayi parsellerinin gayrimenkul sektörünün elinde bir yatırım aracı olarak görülmesine son vereceğiz. Sanayi parseli olan üretim yapacak, üretim yapmıyorsa, o parseli elinde tutamayacak." diye konuştu.

Mevcut organize sanayi bölgelerinin ve sanayi sitelerinin niteliğini de artıracaklarını aktaran Özlü, daha nitelikli, verimli ve çevre dostu üretim yapmayı sağlayacak olan Yeni Nesil OSB modellerini hayata geçireceklerini ifade etti. Özlü, özellikle şehir içinde kalmış sanayi sitelerinin daha uygun yerlere taşınmasını sağlamak için adımlar atacaklarının altını çizdi.

"Bir kürdan bile üretiyor olsanız, fabrikanızı robotlarla, sensörlerle, yapay zeka uygulamalarıyla donatacaksınız"
Özlü, yeni dönemde bakanlık olarak en öncelik verecekleri konuların başında dördüncü sanayi devriminin geldiğini söyledi.

İstanbul'daki sanayicilerin Türkiye'ye bu süreçte öncülük etmelerini beklediklerini belirten Özlü, yeni sanayi devrimini geriden takip etmek gibi bir lüksün asla olmadığını kaydetti.

Özlü, yeni sanayi devriminin temel olarak akıllı üretim sistemlerine dayandığını kaydederek, "Bu süreç zincirleme bir şekilde hem üretilen ürünleri hem de o ürünleri üretme biçimimizi değiştirecek." dedi.

Seri üretimin yerini neredeyse tamamen kişiselleştirilmiş bir üretim anlayışına terk edeceğini vurgulayan Özlü, bu süreçte bazı yeni sektör ve teknolojilerin öne çıkacağını, özellikle yapay zeka, bulut bilişim, büyük veri, otomasyon, robotik teknolojiler, nesnelerin interneti, 3-D yazıcılar ve sensörlerin öne çıkan yeni teknoloji alanları olacağını vurguladı.

Bakan Özlü, bu yeni teknolojilerden bütün sektörlerin hep birlikte etkileneceğini belirterek, "Yakın bir gelecekte, ürettiğiniz gömleğin de internete bağlanabilmesi, kullanıcının giyim tercihiyle ilgili bilgileri belirli data merkezleriyle paylaşabilmesi gerekecek." diye konuştu.

"Öyle bir dönem yaklaşıyor ki, ne üretirseniz üretin onu akıllı fabrikalarda üreteceksiniz." diyen Özlü, şunları da söyledi:
"Bir kürdan bile üretiyor olsanız, fabrikanızı robotlarla, sensörlerle, yapay zeka uygulamalarıyla donatacaksınız. Firmalarımızı ve insan kaynağımızı, işte bu yeni sürece şimdiden hazırlamamız önem taşıyor. Bu işin bizim için iki önemli ayağı bulunuyor. Birincisi bu yeni nesil teknolojilerin üretimidir. İkincisi ise, bu teknolojilerin yerli sanayimizde etkin şekilde kullanılmasıdır. Üretim yapan herkes, yakın gelecekte, fabrikasında 3-D yazıcıları kullanacak. Bu teknolojiyi kullanmadan üretim yapanlar, fiyatta veya kalitede, dünya ile rekabet edemez hale gelecek. Sanayicilerimizin öyle veya böyle kullanmak zorunda kalacakları bu yazıcıları, Türkiye'de milli imkanlarla üretmemiz çok büyük önem taşıyor. Aksi takdirde, diğer sektörlerde yerli üretim yapsak bile, yerlilik oranımız yine çok düşük kalacak. Hatta belki de birçok sektörden çıkmak zorunda kalacağız. Emek yoğun sektörlerde dahi, gelişmiş ülkelerle rekabet edemez hale geleceğiz. Hep birlikte, bunun önüne geçmek durumundayız."

Dördüncü Sanayi Devrimiyle İlgili Özel Bir Çalışma Grubu Oluşturduk

Özlü, yarının ihtiyaçlarına şimdiden çözüm üretmek için çalışmalarına başladıklarını aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bakanlığımızda, dördüncü sanayi devrimiyle ilgili özel bir çalışma grubu oluşturduk. Bu çalışmalar sonucunda ortaya bir yol haritası çıkaracağız. Bu yol haritası biraz daha olgunlaşınca, sonuçlarını sizlerle de paylaşacağız. Hep birlikte, bu çalışmaya son halini verip, gerekli adımları süratle atacağız."

İSO Meclisi’nin ağustos  toplantısının açılışında konuşan Bahçıvan, düşük katma değerli geleneksel üretim yapısıyla küresel rekabette yer almanın mümkün olmadığına değinerek, “Ar-Ge, inovasyon, ürün geliştirme, tasarım ve tüm üretim süreçlerinde teknoloji içeriğinin yükseltilmesi, en çok odaklanmamız gereken konular olmalı. Yüksek teknolojili sanayi ürünlerinin ihracattaki payını, bugünkü bulunduğu yüzde 4 seviyesinden çok daha yükseğe çıkartmamız gerekiyor” ifadesini kullandı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Ar-Ge ve Üretim Reform Paketleri’ne değinen Bahçıvan, şunları söyledi:

“Ar-Ge merkezi teşvik sınırlamaları oluşturacakları nitelik ve değer bazında da değerlendirilmeli. Üretim Reform Paketi de yeni ekonomi hikayemize ışık tutacak... Yıl sonuna kadar 8 OSB’nin açılacak olması, sanayimizin dönüşümüne de büyük katkı yapacak. Yeni nesil OSB’lerin altyapısı, lojistik olanakları, arıtma ve geri çevrim tesisleriyle enerji olanakları kamu tarafından karşılanmalı. OSB’lerde teknoloji geliştirme ve mükemmeliyet merkezleri, eğitim kurumları, laboratuvarlar yer almalı, üniversite-sanayi işbirliği sağlanmalı.”

Derleme haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.

Yazar Emine Cin Hakkında

Sinop Üniversitesi İstatistik mezunu Emine Cin, İstanbul Ticaret Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünde "Geri dönüşüm ekonomisi" üzerine tezli yüksek lisans yaptı. Ağustos 2013'ten beri bilişim sektöründe Analistlik yapan yazar; Ocak 2014'den beri Girişim Haber'de Baş Editörlük yapıyor. Yazarın ilgi alanları; girişimcilik ekosistemi, dijital ekonomi, istatistiksel algoritmalar, veri analizi, geri dönüşüm ve geri dönüşüm ekonomisi.

HGS Akademi Eğitim & Danışmanlık

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Loading
     
Bizi takip edin; yeni haber ve paylaşımlarımızı kaçırmayın, rakiplerinizden bir adım önde olun;
Twitter Profilimiz
Facebook Sayfamız
Linkedin Profilimiz
E-Bülten Aboneliği
RSS Kaynağımız