Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Hizmetlerimiz  |  Arşiv  |  Bulut  |  Bülten  |  Reklam ?  |  İletişim                 
 Girişim Haber
Cevdet Yılmaz: Kalkınma, Artan Refahın Topluma Adil Dağıtılmasıdır!

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) ve Global Compact Türkiye iş birliğiyle düzenlenen IV. Sürdürülebilir Finans Forumu, “Kapsayıcı Büyüme İçin Kapsayıcı Finans” başlığıyla Borsa İstanbul’da gerçekleştirildi.

Forum’un açılışında konuşan Kalkınma Eski Bakanı Cevdet Yılmaz, kalkınma ile birlikte refahın artmasından ve adalet kavramından da bahsedilmesi gerektiğini ifade ederek “Nerede yaşıyor olursa olsun, hangi toplumsal kesimden gelirse gelsin, bütün bireylerin eşit fırsatlardan faydalanması, kalkınmanın özünü oluşturan kavramlardan bir tanesi” dedi.

Borsa İstanbul’un ev sahipliğinde, Garanti Bankası ve Şekerbank’ın ana sponsorluğu, TSKB’nin ise destek sponsorluğu ile düzenlenen Forum’un bu yılki teması, dünyanın ve Türkiye’nin gündeminde giderek daha çok yer tutan çevresel açıdan sürdürülebilir ve sosyal açıdan kapsayıcı büyümenin finansmanı konusunda farkındalık sağlamak üzere “Kapsayıcı Büyüme İçin Kapsayıcı Finans” oldu.

Açılış konuşmalarını Kalkınma Eski Bakanı Cevdet Yılmaz, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, SKD Türkiye Başkanı Canan Ercan Çelik ve UN Global Compact Türkiye Başkanı Mustafa Seçkin’in yaptığı Sürdürülebilir Finans Forumu’nda, güçlü ve sürdürülebilir büyüme için finansmanın kapsayıcı olmasının önemi vurgulandı.

Forum’da “Gelişmekte Olan Ülkelerde Kapsayıcı Finans” ve “Finansal Kapsayıcılık Konusunda İyi Uygulamalar” başlığıyla gerçekleştirilen panellerde, yerli ve yabancı uzmanlar, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme ile finansman arasındaki ilişkiyi iş dünyası açısından ele alarak bu alandaki iyi uygulamaları paylaştılar.

Eski Bakan Yılmaz: “Kalkınma, Artan Refahın Topluma Adil Dağıtılmasıdır”

Forum’un açılışında konuşan  Kalkınma Eski Bakanı Cevdet Yılmaz, kalkınmanın ekonomiden ibaret olmadığını, ekonominin kalkınmanın önemli bir unsurunu teşkil ettiğini belirterek, “Bir taraftan kalkınma kavramıyla birlikte refahın artmasından bahsediyoruz, diğer taraftan adalet kavramından bahsediyoruz. Artan refahın topluma adil bir şekilde dağılımı. Bütün toplumsal kesimlerin artan refahtan hak ettikleri payı almaları. Buna kalkınmanın sosyal boyutu diyebiliriz. Fırsat eşitliği kavramı burada son derece önemli. Nerede yaşıyor olursa olsun, hangi toplumsal kesimden gelirse gelsin, bütün bireylerin eşit fırsatlardan faydalanması, kalkınmanın özünü oluşturan kavramlardan bir tanesi” dedi.

Kalkınmanın; çevre ve sürdürülebilirlik boyutunun önemine de vurgu yapan Yılmaz, en fazla altını çizdikleri kavramlardan birinin de kapsayıcılık olduğunu söyledi. Yılmaz, “İstikrarlı bir büyümenin yanı sıra hukukun üstünlüğü, insani gelişmişlik, çevrenin korunması ve kaynakların sürdürülebilir kullanımı gibi unsurları Kalkınma Planımıza derz ettik” dedi.

BM’nin ortaya koyduğu ve dünya liderlerinin de kabul ettiği Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin son derece önemli olduğuna işaret eden Yılmaz, daha önce Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin olduğunu, çok başarılı bir dönemin geride kaldığını ve dünyada yoksullukla mücadele anlamında önemli mesafe alındığını anlattı. Şu anda dünyanın çok daha geniş bir çerçeveye ihtiyacı olduğunu dile getiren Yılmaz, “Dünya, bazı konularda mesafe aldı ama küresel ısınma ve iklim değişikliği konuları başta olmak üzere birçok alanda da meydan okumalarla karşıya ve henüz önemli bir ilerleme sağlayabilmiş değil. Bundan sonraki süreç, asıl belirleyici olacak. O da uygulama meselesi. Gerçek anlamda ilerleme, uygulamaya bağlı. Hep birlikte bu sürecin izlenmesi gerekiyor” diye konuştu.

Birleşmis Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin özünün “Herkes için sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek, tam ve üretken istihdamı ve insan onuruna yakışır işleri sağlamak” olarak belirlendiğini anımsatan Yılmaz, kalkınmanın kapsayıcı olmasının, bireyler ve şirketler için piyasalara ve kaynaklara erişim açısından fırsat eşitliği sunmasını ifade ettiğini, bu bağlamda kapsayıcı ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek için gerekli kritik unsurlardan birinin de kapsayıcı finans olduğunu söyledi. Yılmaz, “Kapsayıcı finans deyimiyle, toplumun her kesiminin mali hizmetler konusundaki haklara erişiminin olması; mevcut durumda finansal hizmetlerden daha düşük pay alan yeni girişimlerin, mikro işletmelerin ve KOBİ’lerin bu hizmetlere erişiminin artırılması ve bankacılık ile sigorta ve mali hizmetleri herkesi kapsayacak şekilde genişletmek için ulusal finansal kurumlarının kapasitelerinin güçlendirilmesini anlayabiliriz” dedi.

Yılmaz, kapsayıcı büyümenin önemine işaret ederken, şunları kaydetti:

“Kapsayıcı büyüme kavramı çerçevesinde finansal enstrümanlarımızı, finans piyasalarımızı mutlaka daha fazla çeşitlendirmeliyiz, daha fazla yenilik yapmalıyız ve bütün toplumsal kesimlere ulaşmalıyız. Kapsayıcı büyüme dediğimiz, bütün toplumsal kesimlerin aslında kalkınmaya güç vermesi, katkıda bulunması, nimetlerinden de herkesin istifade etmesi. Bütün toplumsal kesimleri kucaklayan bir anlayışı, finans piyasalarımızı geliştirme vizyonu çerçevesinde hayata geçirmemiz gerekiyor. Kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğiyle ulusal ve uluslar arası düzeyde geliştireceğimiz network’lerle bu hedefe ulaşacağımıza yürekten inanıyorum.”

Karadağ: “Kapsayıcı Ürünler ve Uygulamalar Üzerindeki Çalışmalarımızı Arttıracağız”

Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ da ülkemizin uzun vadeli projelerinin bankacılık sistemi içerisinde kısa vadeli mevduatlar ile fonlanması neticesinde ortaya çıkabilecek vade uyuşmazlığını önlemek adına, sermaye piyasalarımızın canlılık kazanmasının oldukça önemli olduğunu vurguladı. Karadağ, bu kapsamda, başta ülkemiz olmak üzere bölgemizdeki sermaye piyasalarını geliştirmek adına, Borsa İstanbul olarak, önümüzdeki süreçte kapsayıcı ürünler ve uygulamalar üzerindeki çalışmalarını artıracaklarını, böylece, sermayenin tabana yayılmasının kolaylaştırılması ve özellikle düşük ve orta gelir grubunun yüksek getirili ürünlere yatırım yapma imkânlarının çoğaltılması noktasında yeni mekanizmalar geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti. Karadağ, “Böylece, ekonomiye katkıda bulunulurken gelir adaletsizliğini de azaltma noktasında ilerleme sağlamayı amaçlıyoruz. Bu vizyon çerçevesinde, başta Borsamız olmak üzere sermaye piyasalarımızın tüm aktörleri ile birlikte ülkemizin gayrimenkul, enerji, bilişim teknolojisi ve savunma sanayii alanlarındaki büyük projelerinin halkımız tarafından finanse edileceği ve gelirin de yine halkımız ile paylaşılacağı yeni modeller geliştirme gayreti içerisinde olacağız” dedi.

Çelik: “Dünya Üzerinde 2 Milyar İnsan Kurumsal Finansal Hizmetleri Kullanamaz Durumda”

SKD Türkiye Başkanı Canan Ercan Çelik, dünya üzerinde 2 milyar insanın kurumsal finansal hizmetleri kullanmadığını, düşük gelirli nüfusun yüzde 73'ünün çeşitli nedenlerle banka hizmetlerini kullanamaz durumda olduğunu, gelişmekte olan ekonomilerde küçük işletmelerin yüzde 35'inin finansal kaynaklara erişimi, faaliyetlerinin önündeki en büyük engel olarak gördüğünü ifade etti. Çelik, Türkiye'de ise nüfusun yüzde 57'sinin banka hesabı olduğunu ve yine ülke nüfusunun yüzde 40'ını oluşturan en düşük gelirli kesimin sadece yarısının bir banka hesabının bulunduğunu söyledi.

Çelik, Türkiye'nin finansal kapsayıcılık konusunda dünya ortalamasına göre nispeten iyi bir durumda olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Daha da iyi bir noktaya gelebilmek için 2014 yılında Finansal Erişim, Finansal Eğitim ve Finansal Tüketici'nin Korunması Stratejisi hayata geçirildi. Bu kapsamda Türkiye, özellikle gençler, dezavantajlı gruplar ve KOBİ'lerin finans kaynaklarına erişimi önündeki bariyerlerin kaldırılması konusunda önemli hedefler koyuyor. Konuyla ilgili yakın zamandaki gelişmelere baktığımızda da Antalya'daki G-20 Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde ve 2015 Eylül'de açıklanan BM Kalkınma Hedefleri'nin odağında 'kapsayıcılık' yer alıyor."

Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.

Yazar Emine Cin Hakkında

Sinop Üniversitesi İstatistik mezunu Emine Cin, İstanbul Ticaret Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünde "Geri dönüşüm ekonomisi" üzerine tezli yüksek lisans yaptı. Ağustos 2013'ten beri bilişim sektöründe Analistlik yapan yazar; Ocak 2014'den beri Girişim Haber'de Baş Editörlük yapıyor. Yazarın ilgi alanları; girişimcilik ekosistemi, dijital ekonomi, istatistiksel algoritmalar, veri analizi, geri dönüşüm ve geri dönüşüm ekonomisi.

HGS Akademi Eğitim & Danışmanlık

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Loading
     
Bizi takip edin; yeni haber ve paylaşımlarımızı kaçırmayın, rakiplerinizden bir adım önde olun;
Twitter Profilimiz
Facebook Sayfamız
Linkedin Profilimiz
E-Bülten Aboneliği
RSS Kaynağımız