İSO: Toplumsal Uyumsuzluklarımız Ekonomik Riskleri Artırıyor!

Dünya ve Türkiye gerçeklerinin herkesi sorumlu davranmaya zorladığı bir dönemden geçildiğine dikkat çeken İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Türkiye’nin ekonomik altyapısı ile zihinsel üstyapısı arasında derin bir uyumsuzluk var. Toplumsal uyumsuzluklar ekonomik risklerimizi artıyor” dedi.

Dünya ve Türkiye gerçeklerinin herkesi sorumlu davranmaya zorladığı bir dönemden geçildiğine dikkat çeken İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Türkiye’nin ekonomik altyapısı ile zihinsel üstyapısı arasında derin bir uyumsuzluk var. Toplumsal uyumsuzluklar ekonomik risklerimizi artıyor” uyarısında bulundu.

Bahçıvan: “Geçmişte olumlu iz bırakmayan koalisyonlar, zayıf makro ekonomik dengeler üzerine inşa edilmişti. Bugün ise kamu maliyesi başta olmak üzere güçlü bir yapıdayız.”

Bahçıvan: “Türkiye’de sermaye piyasaları daha gelişkin olsaydı, özel sektör finansmanı daha yüksek oranlarda yurtiçi tasarruflara dayanabilir ve bugün telaffuz ettiğimiz düzeyde bir kur riskimiz olmayabilirdi.”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi temmuz ayı olağan toplantısı, “Ekonomimizi ve Sanayimizi Güçlendirme Yolunda Borsa ve Sermaye Piyasalarının Sahip Olduğu Potansiyel ve Sunduğu Fırsatlar” ana gündemi ile gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya, Borsa İstanbul Genel Müdürü Tuncay Dinç konuk oldu. Konuşmasına Şanlıurfa Suruç ve Adıyaman’da gerçekleşen terör eylemlerini kınayarak başlayan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’nin bu acılı ve zorlu süreci geçmişte olduğu gibi birlik beraberlik içinde ve sağduyulu davranarak aşacağını söyledi.

Türkiye’nin uzun zamandır yaşadığı kısır tartışmaların herkesi yorduğunu belirten Bahçıvan, bu yorgunluk ve toplumsal enerji kaybının panzehrinin uzlaşma olduğunu vurguladı. Geçmişte kurulan ve toplumsal hafızada olumlu izler bırakmayan koalisyonların, zayıf makroekonomik dengeler üzerine inşa edildiğini, bugün ise Türkiye’nin kamu maliyesi başta olmak üzere güçlü bir yapıda olduğunun altını çizen Bahçıvan, şunları söyledi:

“Tüm siyasi partilerin sabırla, bardağın dolu tarafına bakan bir anlayışla toplumun kendilerinden beklediği uzlaşmayı sağlaması gerekiyor. Türkiye’nin GSMH’si 800 milyar dolar, dış ticaret hacmi 400 milyar dolar.  Bu başarıdan kaynaklanan önemli bir sorun var. Bu ekonomik altyapısı ile zihinsel üstyapısı arasında derin bir uyumsuzluk var. Ankara kaynaklı sorunların temelinde de bu yatmaktadır. Dünya ve Türkiye gerçeklerinin herkesi sorumlu davranmak zorunda bıraktığı bir dönemdeyiz. Toplumsal uyumsuzluklar ekonomik risklerimizi artıyor. Tüm siyasi partilerimizin milli iradenin ortaya koyduğu tercihten hareketle sorumlu davranacağına inanmaya devam edeceğiz.” dedi.

“Sermaye Piyasaları Gelişseydi, Kur Riski Olmazdı”

Sanayicilerin, borsa ve sermaye piyasalarının sunduğu fırsatlara açık olması gerektiğini belirten Bahçıvan, “İlk akla gelen uzun vadeli ve düşük maliyetli bir finansmana ulaşma imkanı. Ülkemizde yüzde 13 olan iç tasarruf oranı çok düşük. Özel sektörün borçları açısından da duruma bakarsak, sermaye piyasaları ekonominin geneline göre istenen hızda büyümedi. Reel sektör finansmanı çoğunlukla bankalar eliyle yurtdışından edinilen dış kaynaklara dayanıyor. Özel sektör bundan dolayı 285 milyar dolarlık ağır borç yükünün altında. Türkiye’de sermaye piyasaları daha gelişkin olsaydı, özel sektör finansmanı daha yüksek oranlarda yurtiçi tasarruflara dayanabilir ve bugün telaffuz ettiğimiz düzeyde bir kur riskimiz olmayabilirdi. Yeniden üretim ekonomisine dönüş arzusunun fiiliyata geçmesi açısından sanayicimizin finansman sorununun çözümlenmeli.” dedi.

Borsalarda işlem gören şirketlerin GSYH’ye oranının çok düşük düzeyde olduğunu da vurgulayan Bahçıvan, şunları söyledi: “Burada değerlendirilmeyi bekleyen güçlü bir potansiyel var. Şirketlerimizin bu potansiyeli değerlendirmesi ve sermaye ihtiyaçlarını uzun vadeli ve düşük masraflı araçlarla karşılaması, borsa ve sermaye piyasalarıyla ilgili bilgi ve deneyimlerinin artırmasına bağlı. Şirketlerimizin halka arz yoluyla finansman ihtiyaçlarını karşılamakta çekingen davranmaları doğal. Şirket yapısında kapsamlı bir dönüşüm gerektiren bu büyük adımı atmak kolay değil. Bu yolda güven artırımı konusunda Borsa İstanbul’a önemli görevler düşüyor.”

İran ile İkili Ticaret İvme Kazanacak

Yunanistan’ın borç sorunu konusunda AB, İran’ın da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi 5 +1 ülkeleri ile nükleer müzakerelerde anlaşmaya varmasını olumlu gelişmeler olarak niteleyen Bahçıvan“İran ile ikili ticari ilişkilerimiz ivme kazanacak. İran büyük nüfusu ve pazarıyla Türkiye’ye birçok sektör için yeni fırsatlar sunacak. Bu anlaşmayla dünya enerji fiyatları da istikrarlı ve olumlu bir seyir izleyecek. Sınır ticareti açısından bu anlaşmanın önemine baktığımızda, İran ile önümüzdeki aylarda sınır ticaretimizin güçlenmeye başlayacak olması Doğu sınırlarımızdaki yöre insanının hayatına olumlu katkı yapacak” dedi. Bahçıvan, Kıbrıs sorunu konusunda Ada’dan gelen olumlu haberlerin gelecekte kalıcı bir antlaşma ile sonuçlanmasının, Türkiye-AB ilişkilerine de olumlu yansıyacağını söyledi.

Haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.

Yazar Emine Ertaş Hakkında
Sinop Üniversitesi İstatistik Bölümü mezunu Emine Ertaş, İstanbul Ticaret Üniversitesi Endüstri Mühendisliği'nde "Geri dönüşüm ekonomisi" üzerine tezli yüksek lisans yaptı. Ocak 2014 ile Ocak 2020 tarihleri arasında Girişim Haber'de Baş Editörlük yapan Ertaş, aldığı iş hayatına akademisyen olarak devam etme kararı ile Şubat 2020 itibairyle Beykent Üniversitesi Lojistik Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalışıyor.

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Yükleniyor