Ana Sayfa   |   Hakkımızda   |   Hizmetlerimiz   |   Arşiv   |   Bulut   |   Bülten Gönder   |   İletişim                       
 Girişim Haber
Bir Odanızı İnovasyon Atölyesine Dönüştürebilecek Misiniz?

Son on yıl her açıdan büyük değişimlerin yaşandığı bir on yıl. Özellikle bazı alanlarda dünya neredeyse rokete takmış gibi gidiyor, durdurabilene aşk olsun.

Önümüzdeki dönem çoğu sektörün yok olacağı ve birçok yeni sektörün de piyasaya giriş yapacağı bir dönem olacak. Dolayısıyla yeni kurulan işletmelerin bu trendlere dikkat etmesi oldukça önemli.

Ülkemizde kurulan yeni işletmelere baktığımızda ise bildiğimiz işleri yine aynı kurgu ve işleyişle yaptıklarını görüyoruz. Başarı şansı nedir peki? Çok düşük. İstatistikler ilk iki yıl içersinde kurulan işletmelerin neredeyse yarısının battığını söylüyor. Bile bile neden böyle bir riske girerler diye düşündüğümde bulabildiğim geçerli cevap “başka yapacak bir iş bulamadıkları için herhalde” oluyor.

Peki, yeniler böyle de eskilerin durumu nasıl? En hafifinden söylersek yenilerden daha iyi durumda değiller. Yani yılların piyasa tecrübesi onlara fazla bir şey katmamış gibi gözüküyor. Neden derseniz hala bildiğimiz iş yapma mantığı ile yollarına devam etmeleri ve dünyanın değişimlerini de görmezden gelmeleri.

Bir firmanın ayakta kalması için “satmak” yetmez artık. “Satış” ayakta kalma prosesinin bir sonucudur. Öyle veya böyle bir şekilde sattığınızı düşünelim; yetti mi? Hayır. Bunun devamında sürdürülebilir bir satış grafiğini elde etmemiz gerekir. Peki, yetti mi? Hayır. Çünkü ayrıca belli bir kâr ediyor olmanız ve hatta bu kârın içinde de Ar-Ge payının bulunuyor olması gerekiyor. Yetti mi peki? Yine hayır. Çünkü ürün ve /veya hizmete sürekli değer katmanız ve müşteriye gösterdiğiniz ilginin dozunu da sürekli yükseltmeniz gerekiyor.

Klasik işletme mantığından inovasyon atölyesine geçiş yapan firmalar ne kazanır?

  • İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmek demek, bilinen bilgiden bilinmeyen bilginin ortaya çıkmasını sağlamaya çalışmak anlamına gelmektedir.
  • İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmek demek, çalışanların sürekli değişime açık olmasının yolunun aralanması demektir.
  • İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmek demek, dünyadaki değişim kodlarını firmamızın genetiğine uyarlama yolunu aramak demektir.
  • İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmek demek, işimizde farkındalığı nerelerde yapabilirsizin cevabını aramak demektir.
  • İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmek demek, ürün ve/veya hizmetimizden elde ettiğiniz katma değerin arttırılması demektir.
  • İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmek demek, firmanızın büyümesine etki eden inovatif modellerin bulunma yolunu açmak demektir.
  • İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmek demek, dünyanın değişimlerini takip edip yenilikçiliğin karakterini firmamıza kazandırmak demektir.
  • İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmek demek, rakiplerin bir adım önüne geçecek projelerin ortaya çıkması için yoğun mesai harcamak demektir.
  • İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmek demek, müşterilerin bizi yenilikçi bir firma olarak görmesine yol açmasını sağlayacağından müşterinin algısında bir adım öne geçmek demektir.

İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmezseniz ne olur peki?

Öncelikle ayakta kalmak için her gün ayrı bir cambazlık yapmanız gerekecek ve büyüme söz konusu olmayacağından haliyle küçülmeye başlayacaksınız. Ayrıca istenen kârları elde edemediğinizden dolayı işletme maliyetleri belinizi gittikçe bükmeye devam edecektir.

İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmezseniz, tahminen çok uzun sürmeyecek bir süre zarfında ya birleşme yolunun arayacak veya firmayı iyi bir değere satmanın yolunu arayacaksınız. Günümüzde devasa firmaların kütür kütür satılmasını başka nasıl yorumlamak lazım acaba.

İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmezseniz, yıllarca bir değere dönüştürdüğünüz her türlü kazanımlarınızın elinizde eridiğiniz göreceksiniz.

İşletmemizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmezseniz, dünyayla nasıl yarışacak ve sürekli değişim yapan firmalarla nasıl çarpışacaksınız. Müşteriyi yenilik yapan firmadan değil de değişim içersinde olmayan bir firmadan satın almasına nasıl ikna edeceksiniz?

Piyasalarda depremler oluyor; hem de sekiz şiddetinde. Biz hala sanıyoruz ki dönemsel kriz bunlar. Durumu dönemsel kriz sananlar düzelmesi için bekleyedursun. Bu arada işleri iyi olan firmalarda para kazanamamaktan şikâyetçi; yani kâr edemiyor.

Ülkemizi dünya liginde yukarılara çıkartmanın yolu yaratıcı zekânın yaptığımız işlere katılmasından geçiyor, bu kesin. Bunun için “işletmenizin bir odasını inovasyon atölyesine dönüştürmeyi” bir tavsiye olarak ele almayın, bir zorunluluk olarak görün.

Makale haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.

Not: Bu haberimizi beğendiyseniz bizi takibe alın, diğer haberlerimizi kaçırmayın; 
Kategori: Bilim / Ar-Ge / Teknoloji, Girişimci Rehberi, İnovasyon
Yazar Salih Keskin Hakkında

Salih Keskin, kreatif düşünce modellerinin üretimi ve inovasyon üzerine iş dünyasında, üniversitelerde ve sivil toplum örgütlerinde eğitimler vermekte, danışmanlık ve araştırmalar yapmaktadır. Halen İstanbul Kültür Üniversitesinde Öğretim Üyeliğine devam etmekte olan yazar aynı zamanda inovasyon konusunda kitaplar ve makaleler yazıyor. Yazar kaleme aldığı inovasyon odaklı yazılarıyla artık Girişim Haber okurlarının da ekranında.

HGS Akademi Eğitim & Danışmanlık

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Loading
     
Bizi takip edin; yeni haber ve paylaşımlarımızı kaçırmayın, rakiplerinizden bir adım önde olun;
Twitter Profilimiz
Facebook Sayfamız
Linkedin Profilimiz
Google + Sayfamız
RSS Kaynağımız