Ana Sayfa   |   Hakkımızda   |   Hizmetlerimiz   |   Arşiv   |   Bulut   |   Bülten Gönder   |   İletişim                       
 Girişim Haber
Franchising Girişimci Markalar İçin Risk Unsuru mu?

Şirketler, yayılma ve bilinirliğini artırma arzusuyla franchising sistemini kurumlarına entegre ediyor. Marka değeri ve müşteri deneyiminin bir sözleşme ile bir başka firmaya kiralanması olarak tanımlanan franchising sistemi, yapılan yanlış uygulama ve denetlemeler nedeniyle kurum ve marka algısına zarar verebiliyor. Franchise sisteminin getirileri olduğu kadar götürüsü de olabiliyor. 

Peki, Franchising Girişimci Markalar için risk unsuru mu?

"Franchise sisteminin her zaman için marka değerini koruyarak planlanması ve uygulanması gerekiyor." diyen Destek Group Genel Müdürü Mehmet Emre Vural, Franchising'in Girişimci Markalar için bir risk unsuru olup olmadığını şöyle anlatıyor: 

"Firmaların müşteri odaklı yaklaşımı benimsediğinin en önemli göstergesi, şube altyapısını geliştirerek müşteriye dokunabilmektir. Fakat franchise, yalnızca şube açma yetkisi vermek değil, marka değerini ve müşteri deneyimini de teslim etmek anlamına geliyor. Dolayısıyla dikkat edilmesi gereken bir takım hususlar söz konusu. 

Franchising modeline geçmeden önce uzman desteği ile kapsamlı araştırmalar yapılmalı ve çalışmaya başlanmalı. Yine, ilgili markaların tescillenmiş, varsa ayırıcı teknoloji ve buluşların patentlenmiş olması kritik önlemlerden birisi. Öyle ki markasını distribütörüne veya franchise’ına kaptıran çok fazla yatırımcı bulunmakta.

Franchising verilecek ülkelerin tespiti ve bu bölgelerdeki rekabetin anlaşılması da büyük önem taşıyor. Kar maksimizasyonuna uygun modelin belirlenmesi ve hedef ülkelerde iş yapmak için franchising sözleşme koşullarının o ülke koşullarına uyumu, hukuki uygulanabilirliği gibi konuların incelenmesi son derece kritik aşamalardır.

Franchising esasen ana bir sözleşme ve münhasırlık üzerine kurulduğundan dolayı sözleşmenin içeriği ve ülke hukukuna uygun yönetimi, dış kaynak ve danışmanlığı gerekli kılmakta. Bu noktada firmaların danışman kullanarak ilerlemelerinde fayda var.

Franchising modeline geçerken yine dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise royalty bedelinin belirlenmesidir. Royalty bedeli, marka değerleme raporuna göre belirlenmelidir. Franchising modelinde, ana firmanın gelirlerini nasıl oluşturacağı önemli ve dikkat isteyen bir konudur. Giriş bedellerinden ciro primine, kampanya katılım iskontolarından royalty değerlerine kadar konunun incelenmesi, pazara ve ürüne göre modellenmesi gerekir. Royalty bedelinin bir marka değerleme raporuna dayandırılması, vergisel açıdan da önemli avantajlar sağlamaktadır.

Bir diğer aşama ise franchise veren firmaların, şubelerinin marka konseptine uyumları ve müşteri memnuniyetini takip etmeleridir. Özellikle üretimden satış yapan pek çok yerel firmamızda bu konunun sorun olduğu açıktır. Ne yazık ki birçok yerel firmamız, şubelerinin marka konseptine uyumları ve müşteri memnuniyetinde standart yakalama konusunda sorunlar yaşamaktadır."

Destek Patent kaynaklı haberimizi tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.

Not: Bu haberimizi beğendiyseniz bizi takibe alın, diğer haberlerimizi kaçırmayın; 
Kategori: Analiz / Yorum, Bayilik / Franchise
Yazar Emine Cin Hakkında

Sinop Üniversitesi İstatistik mezunu Emine Cin, İstanbul Ticaret Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünde "Geri dönüşüm ekonomisi" üzerine tezli yüksek lisans yaptı. Ağustos 2013'ten beri bilişim sektöründe Analistlik yapan yazar; Ocak 2014'den beri Girişim Haber'de Baş Editörlük yapıyor. Yazarın ilgi alanları; girişimcilik ekosistemi, dijital ekonomi, istatistiksel algoritmalar, veri analizi, geri dönüşüm ve geri dönüşüm ekonomisi.

HGS Akademi Eğitim & Danışmanlık

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Loading
     
Bizi takip edin; yeni haber ve paylaşımlarımızı kaçırmayın, rakiplerinizden bir adım önde olun;
Twitter Profilimiz
Facebook Sayfamız
Linkedin Profilimiz
Google + Sayfamız
RSS Kaynağımız