Ana Sayfa   |   Hakkımızda   |   Arşiv   |   Bulut   |   Bülten Gönderin   |   İletişim                       
"Internet of Things" Ulaşım Sektörünü Nasıl Etkileyecek?

Ulaşım sektörü her geçen yıl daha da büyüyor. Sürücüsüz araçların çıkması, elektrikli arabalar, akıllı cihazlar, sensörler, veri madenciliği, uzay çalışmaları derken hayatımızdaki hemen hemen her şey daha ‘akıllı’ olmaya başladı.

IoT sayesinde trafik akışı hızlanacak, akıllı otobanlar ile belki de yepyeni trafik kuralları inşa etmek zorunda kalacağız. Sürücüsüz araçların kendi aralarında kullanacağı bir iletişim dili olması ve insanların buna ayak uydurması gerekecek. Parklarda robotların yer göstereceği, insanlara bilet keseceği günlerin çok uzak olmadığını düşünüyorum.

Çoğu araştırmaya göre akıllı araçlar ve otobanları için 2020 yılından itibaren her ülkenin ortalama 80-120 milyar dolar arası yatırım yapması bekleniyor. ( Beyond Traffic: The Blue Paper, Şubat Sayısı 2015)

Peki, bu süreçte Türkiye ne yapmalı?

Akıllı Şehirler ve Yollar İnşa Etmeliyiz

Tamamen yeni bir dünya hayatımıza girecek. Teknoloji sayesinde sahip olduğumuz her şeyi farklı yorumlayabileceğiz. ‘Araç’ kavramı bile gelecekte düşündüğümüz işlevlerin ötesinde konumlandırılabilir. Teknoloji sayesinde belki daha çok bisiklete binecek yada yürüyüş yapacağız.

Akıllı otobanları tasarlarken her adımı ciddiyetle tasarlamalı ve yönetmeliyiz. ARGE harcamalarını bu alana yönlendirebilirsek 5-10 sene içinde enerji konusunda çok ciddi tasarruflar elde edebiliriz.

Bu noktada benim önerim baştan sonra her bir şehir için ‘akıllı şehir haritası’ çıkartmak yönünde olacak. Örneğin İstanbul’u kademeli olarak nasıl daha akıllı hale getirebilirizi tartışmalıyız.

Yolların robotlarla döşendiği, kaza riskinin minimale çekildiği, otobanlardaki akıllı göstergelerle arabaların etkileşimli hale getirilmesi sağlanmalı. Yağmur yağıyorsa şeritlerin rengi, yapısı değişebilir.

Otobanlara eklenecek yenilikçi asfalt modelleri denenebilir. Arabalar üzerinden geçtikçe alt taraftaki sistem çalışarak enerji üretebiliriz.

Yollara döşenecek ağaçların dallarına enerji üretebilecek ‘yaprak paneller’ eklenebilir.

Üniversitelerde sadece bölüm açmakla kalmayıp, sanayicileri bu alanda ARGE yapmaya yönlendirmemiz gerekiyor.

IoT çok farklı seviyelerde hayatımıza girecek. Veri madenciliği sayesinde anlık işlenen veriler bulutta toplanarak her yerden ulaşılabilir hale getirilecek.

Yeni Trafik Kuralları Üzerinde Çalışmalıyız

Wifi, Bluetooth ve 4-5 G gibi teknolojilerle, fiber altyapılarla bütün araçlar tek bir veri yönetim merkeziyle uyumlu hale getirilebilir. 10-15 yıl sonrasında trafik kuralları bana göre tamamen değişecek.

Bu kuralları şimdiden hazırlamak durumundayız.

Arabaların kendi aralarında iletişim kurduğu bir dünyayı düşlemek zorundayız.

10-30 yıl içerisinde daha güvenli ve ucuz seyahatlerin yanı sıra insanlar ‘daha stressiz’ yolculuk yapabilecek. Otobüsler, trenler ve araçlar tamamen bu sisteme ve kurallara göre yeniden tasarlanacak.

Bunları dışında çıkarılacak yeni yönetmelikte araçlara direkt sunulabilen fırsatlar, yenilikçi pazarlama teknikleri ve IoT üzerine kurulacak reklam ajansları olacağına inanıyorum.

Akıllı Ambulans ve Acil Durumlar Servisini Robotlar Yönetecek

Hepimizin duyduğu, bazılarımızın maalesef deneyimlediği bazı gerçekler var.

Eğer 5 dakika içinde hastaneye yetiştirilseydi, kişi yaşayabilirdi. İtfaiye gecikmeseydi, bu ev yanmayacaktı.

Ama ilerleyen yıllarda robotlar ve sensörler sayesinde olayın ilk saniyelerinden itibaren makineler kendi arasında iletişime geçerek ekipleri bilgilendirip ve yönetecek. Zaman kayıpları en asgari seviyeye inecek, can kayıpları azacalak. Tek bir veri merkezi gerekirse arabayla anında iletişime geçip, yönlendirme yapacak, acil durumlarda otomatik ambulans, polis gibi birimleri olay yerine sevk edebilecek. Trafikte insanlar beklemek zorunda kalmadan en açık yollar listelenip, yapay zeka sayesinde ve genetik algoritmalar eşiğinde en kestirme yollar üzerinden yola devam edeceğiz. Bu sayede daha az Co2 salınımı yapılacak, ekolojik hassasiyetler korunabilecek.

Sadece bununla da kalmayacak. Gürültü kirliliği azalacak, stres ve depresyon gibi hastalıklarda da azalma yaşayacağımıza inanıyorum.

IoT, ülkemiz adına çok büyük fırsatlar sunuyor.

Daha az benzin daha çok doların ülkemizde kalması demek. Daha az benzin ülkemizin daha yaşanabilir bir ülke haline gelmesi demek.

Daha az gürültü, vatandaşlarımızın daha stresiz ve mutlu bir hayat sürmeleri ve bunun sonucunda suç oranlarının daha düşük seviyelere gerilemesi demek.

IoT trenini kaçırmamalı ve bu konuya kurumlar, belediyeler ve ülke vatandaşları olarak dikkat kesilmeliyiz.


Konuk Yazar Nazif Berat Hakkında

Ulusal ve uluslararası arenada şirketlere yaratıcılık, inovasyon ve dijital konularda hizmet veren İdeaBool şirketinin kurucusu, bilgisayar mühendisidir. Start Up dünyasından geliyor. Girişimciliği, hayatının her aşamasında yaşıyor. Gelecex Biztalks kurucu ortağı, yazar ve düşünür. Senaryo yazıyor, sinemaya ilgi duyuyor. medium.com/@nazifberat

Not: Bu haberimizi beğendiyseniz bizi takibe alın, diğer haberlerimizi kaçırmayın; 
Kategori: Analiz / Yorum, Bilim / Ar-Ge / Teknoloji, Bilişim / Yazılım / İnternet, İnovasyon, KAMU, Mobil, Trend / Yükselen Değer
Print
HGS Akademi Eğitim & Danışmanlık

Yorum Ekle

Ad Soyad *
E-mail * (Gravatar resminiz görünecek)
Web
KalınYatayAltı ÇiziliAlıntı
  •   Yorum  
  •   Önizle  
Loading
     
Bizi takip edin; yeni haber ve paylaşımlarımızı kaçırmayın, rakiplerinizden bir adım önde olun;
Twitter Profilimiz
Facebook Sayfamız
Linkedin Profilimiz
Google + Sayfamız
RSS Kaynağımız